TÜRKİYE HİPODROM SİTESİ


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Paylaş | 
 

 Gülnur Gülerce

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TJK
Admin


Mesaj Sayısı: 247
Kayıt tarihi: 03/06/08

MesajKonu: Gülnur Gülerce   Perş. Eyl. 18, 2008 7:28 pm

Gülnur Gülerce


Yavuz Gülerce’nin izinde başarıya devam…



Türk Atçılığına emek veren ve sayısız başarıya imza atan “Gülerce Ailesi”nin büyük kızı Gülnur Gülerce bu ayki konuğumuz oldu. Gülnur hanımla Veliefendi Hipodromu’nun sonbahar atmosferinde konuştuk. Gülerce ailesinin 16 yıllık atçılık serüveninin yanı sıra rahmetli babası Yavuz Gülerce ile aralarındaki ilişkiden, iş hayatına, tay satışlarından önümüzdeki dönem hedeflerine kadar pek çok konuda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.


Yavuz Gülerce’nin izinde başarıya devam…

Türk Atçılığına emek veren ve sayısız başarıya imza atan “Gülerce Ailesi”nin büyük kızı Gülnur Gülerce bu ayki konuğumuz oldu. Gülnur hanımla Veliefendi Hipodromu’nun sonbahar atmosferinde konuştuk. Gülerce ailesinin 16 yıllık atçılık serüveninin yanı sıra rahmetli babası Yavuz Gülerce ile aralarındaki ilişkiden, iş hayatına, tay satışlarından önümüzdeki dönem hedeflerine kadar pek çok konuda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gülerce ailesinin atçılık serüveni nasıl başladı?

İzmir’de Hisar Otel’e İzmir sezonunda gelen atçılar ve özellikle Mehmet Çay’ın etkisiyle babam bize de danışarak 1990 yılında at satın aldı. Annem de Çifteler Mahmudiye’li olduğu için atlara ayrı bir sevgisi vardır. Bu yüzden büyük bir sevinçle karşıladı. Bizim ailenin en atçısı annemdir. İlk atımız Bamka’ya benim iş yerimin adını verdik. Finansörü de ben olmuştum o bakımdan benim için ayrı bir önem taşırdı. Rahmetli babam, bir karar almadan önce mutlaka bizimle paylaşır ve fikirlerimizi alırdı. At sahibi olmak da ortaklaşa aldığımız bir karardı. Babam atçılığa girdiğinden beri Mehmet Çay bizim ailemizden biri, ağabeyimiz oldu.
Babam ve annem atların başarılarının getirdiği keyfi doya doya yaşadılar. Şansımız da yaver gitti; Yavuzhan, Caş, Bamka, Yelhan, Demirkazık gibi safkanların sahibi olduk. Allah bize yardım etti.30 sene bu sektörün içinde olup da hiçbir elle tutulur başarıya sahip olamayanlar da var. Biz efsane safkanlara sahip olmanın da gururunu yaşadık. Ailecek elimizi attığımız hiçbir işi ucundan tutmadık, hakkıyla yaptık. her attığımız adımda başarıyı hedefledik ve büyük ölçüde elde ettik. Atçılıkta başarı bizi şaşırtmadı, belki o yüzden de doyasıya yaşayamadık. Kendimize böyle bir güvenimiz vardı.

Atçılık dışında hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorsunuz?

Otomobil yedek parçası yapıyoruz esas baba mesleğimiz bu. Onun öncesinde kağıt, karton, rafya, yağlı kağıt yapıyorduk. Babam Sultanhamam esnafıdır oradan geldi Biz otomobil yedek parçacılığı zamanında yetiştik. Daha sonra turizme, sonra yedek parça imalatına girdik ve ayrıca döviz büromuz var. İthalat, ihracat da devam ediyor. İki kardeşiz, babamız kız kardeşim Selma Gülerce ile işlerimizi ayrı ayrı ayarladı. Her zaman bir işte iki baş olmaz mantığıyla çalıştık. Acil bir durum olmazsa her altı ayda bir babamla birlikte toplantı yapar, önümüzdeki dönem programlarını gözden geçirirdik. Hangi sektöre girmek istediğimizi de o anda kararlaştırırdık. Hiçbir zaman işlerimize müdahale etmemişti kararlarımıza saygı duyardı. Biz kendisinden ücret karşılığında danışmanlık hizmeti alırdık. Bu yolla çok sık soru sormamızı engelleyip kendi karar verme yeteneğimizi geliştirmek istedi sanırım. O zaman yeni emekli olmuştu ve bu emekli maaşı bana yetmiyor dedi. Bizim için aylık belli bir danışmanlık ücreti belirlemişti. Yapımın babama çok benzemesi nedeniyle ya da belki ilk çocuk olmamla ilgili ev içinde de, iş hayatında da babamın erkek çocuğu gibiydim.

Küçük yaşlarda aile işlerinin içine girip büyük sorumluluklar almışsınız hiç şüphesiz babanız sizdeki o vizyonun en başında da farkındaymış,bu sorumlulukların ağır geldiği oldu mu?

Ben küçükken de büyüktüm aslında. Sultanhamam zamanında babamla mal almaya okulumu asıp Eskişehir’den İstanbul’a gelirdim.Babam ortamı tanımamı isterdi. Bense onunla seyahat etmekten çok keyif alırdım. O yaşlarda da çok şey öğrendim. Şimdi o yaşlardaki çocukları hiçbir yer gönderemezsiniz. Aynı karakterde olduğumuz için çok tartıştığımız zamanlar da oldu. Onun kendi doğruları vardı elbette ama beni her zaman olgun biri yerine koyup fikirlerimi dinler, önemserdi. Bu bana özgüven verdi ve ben sorumluluk almaktan hiçbir zaman çekinmedim. Ona çok şey borçluyum.
Baba mesleğim otomobil yedek parçacılığı. Onunla yetiştim ve hatta eğitim gördüm. Atçılık ise canlı hayvanla ilgili, elbette bambaşka. Bunu bir iş olarak görmediğim için diğerlerinden ayrı tutuyorum. Başarı parayla mukayese edilmez. Biz “Gülerce Ekürisi” olarak bir çok başarıya imza attık. Kazancımızın büyük bir kısmıyla insanlara faydalı olmaya çalıştık. Rahmetli babam, Yavuzhan dönemindeki kazancımızla annemle kendi adına iki okul yaptırdı. Ayrıca okuttuğu öğrenciler de var. Atçılıktan gelen gelirle en çok atlara yatırım yaptık, doğrudan Türk yarışçılığına katkıda bulunduk. Babamı kaybettikten sonra onun işlerine notlarına bakmam gerekti onun yaptığı yardımlardan haberdardım ama tüm ayrıntılarıyla değil elbette. Bana verilen dosyalarda yardım ettiği öğrencileri gördüm. İçlerinde mezun olanlara iş kurmalarında ya da işe girmelerinde yardımcı oldukları da var. Şu anda okuyan çeşitli yaşlarda öğrenciler var onların da eksiksiz devamını getiriyorum, Allah ömür verdiği sürece devam edeceğim.

Rahmetli babanızla ilişkinizden biraz bahseder misiniz?

Biz her zaman aslında önce mesai arkadaşıydık. Gün içinde belli saatlerde randevulaşırdık. Kendisini kaybetmeden önce de bunun bilincindeydim tabi şimdi kaybettikten sonra da daha iyi anlıyorum çok daha fazla özlem duyuyorum danışmanıma. Çok düzgün bir patrondu her kararını objektif olarak verirdi. Hiçbir zaman kızı olduğum için kayırılmadım. Onun için ben biraz daha farklıydım evde de seyahatlerimizde de çoğunlukla iş konuşurduk. Patronluk yanı mükemmeldi, babalık yanı çok daha mükemmeldi. Bunun çizgisini çok güzel ayırabilirdi. Benim evladı olarak benim gibi düşünmesini istediğim zamanlar da oldu. Eğer hatalıysam mutlaka net bir şekilde açıklamasını yapardı. Politik değildi, dolaylı sözlerden, hareketlerden hoşlanmazdı. Karar verilmişse konu kapanmış demekti. Biz aramızda ayrı bir dil yakalamıştık. Bir iki cümleyle anlaşırdık. Her zaman onun kızı olmaktan da, onunla çalışmaktan da büyük mutluluk duydum. Onunla aynı anda aynı şeyleri düşünürdük hatta bununla ilgili bir anımız da var;

Tay satışlarında alacağımız 4 tayı belirlemiştik, babam 3 tayın alınmasına karar vermişti. Bu durumda listeden bir tay çıkarıldı ve benim ayırdığım para atıl kaldı. Aklımın bir köşesinde o listeden çıkarılan tay vardı ve tay satışların ayrıca katılmak üzere babamdan habersiz bir adam gönderdim ancak bu konuda Mehmet Bey’i bilgilendirdim. Babamlar tay satışlarına gittiler o 3 tay alındı. Yavuz Bey de son anda 4.yü almaya karar vermiş. Ata bir babam talip oluyor bir benim gönderdiğim adam. Tabi Mehmet Bey açıklamak zorunda kalmış durumu. Bundan çok keyif aldığını biliyorum biz böylece 4. tayımızı da almış olduk. Sonra benim gönderdiğim adamı da alıp bir güzel köfte ekmek yemeye gitmişler.


Geçtiğimiz ayki tay satışlarında da 3 tay aldınız…

Babamın bir sözü vardır; önce aklına, sonra bütçene güveneceksin Önce aklında tartar, bütçesini ayarlar ve mutlaka tay satışlarında en az bir tay alırdı. Biz de kendisi gibi yaptık
Önce araştırmasını, fizibilitesini yaptık. Ayırdığımız bütçe doğrultusunda eleme yaparak 3 tay almaya karar verdik. Kısmet oldu ve aldık.
Babam haralara her zaman destek verilmesinden yanaydı. Tay satışında kazanılan paranın yüksek olması onu her zaman çok mutlu ederdi. Tüm atçılığını, kendi işini nasıl benimsediyse öyle benimsemişti. Bu yüzden atçılığa yapılan yatırıma önem verirdi. Satın aldığımız tayları belki 6 veya 8 milyar daha az parayla alabilirdik ama üzerinde durmadık. Sonuçta sahip olmak istediğimiz tayları aldık. Babamın bakış açısı doğrultusunda fazladan verilen paralar beni üzmedi, seve seve yükseğini de ödedik. Hara iyi para alıp iyi yetiştirme yaparsa hem Türk atçılığı, hem de Türk atçısı kazanır. O gün tay alan diğer atçıların da atlarının ayakları düz bassın. O gün İbrahim Tatlıses de tay aldı hatta biz 3 tane üst üste alınca Özgün’ün tayını da bize bırakın dedi.

Biz her sene en az bir tay alırız ve tay da satarız. Yeni doğanlar, 2 yaşlılar 3 yaşlılar sınıflanır yeni gelecekler de düşünülerek satılır. Mesela bu sene kendi yetiştirdiğimiz 16 tane tayımız var. Tabi sadece bunlar da değil bizim yetiştirdiğimiz atların yavruları da pistlerde başarıyla mücadele ediyor. Onları da takip ediyoruz, gururlanıyoruz. Sanki biz kazanmış gibi seviniyoruz, onun da apayrı bir heyecanı oluyor.


Sanatçıların atçılık camiasına girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Babamlar yurt dışında yarış izlemeye gittiğinde dönüşte anlatırdı her kez önce atı soruyor derdi. Kasabı, manavı, berberi, hepsinin atı var. Yıllar öncesinden bahsediyoruz. Ne zaman ki biz de o boyuta geliriz işte o zaman bizim atçılığımız da gelişir. Elbette sanatçının da atı olacak, küçük esnafın da büyük sanayicinin de ki atçılık gelişecek. Ben herkese öneriyorum. Evlat gibi benimseyecekseniz en az bir atın sahibi olmalısınız. Sizi büyük sevinçlerle mükâfatlandıracaktır. Atlar insanın her türlü negatifliğini alıyor ahıra gittiğiniz zaman onların iyi bakıldığını görmeniz, keyifle yürüyüşlerini izlemek çok güzel. Onlarla üzülüp olarla seviniyorsunuz. At sahibi olanın insana bakışı da hayata bakışı da değişir. Bu iş para kazanma işi değil insanın kendi adına yaptığı bir yatırım. Manevi yönü çok kuvvetli. Ekim ayı içinde Yavuz Gülerce adına ilk koşu yapıldı, bizim için çok önemliydi. Bu konuda bize yardımcı olan yönetim kurulumuza ve Tarım Bakanlığı yetkililerine teşekkür ediyorum.

Bu camiada bayan olmak zor mu?

Bir ayrımı yok benim için. Benden önce otomotiv yedek parça sektöründe de bayan yoktu. O yüzden bütün hayatım boyunca bu tarz ayrımlara yer vermedim, bu gibi konuları çoktan aştım. İlk zamanlar da kendimi farklı görmedim. Çünkü ben Yavuz Gülerce’nin kızı olarak yetiştim hiçbir zaman çıtı pıtı hanım hanımcık olmadım. Bayan olmanın hiçbir sektörde dezavantajı yok yeter ki çalışmak isteyin.

Gülerce ailesinin önümüzdeki dönem hedefleri neler?

Babamdan aldığım kuvvetle, bana verdiği güvenle yapmam gerekenlerin çok fazla olduğunu bilerek devam ediyorum. Atçılık camiasında da ailecek var olmaya devam edeceğiz. Her yaptığımız işin manevi bir değeri oldu bizim için, atçılığı da öyle sahiplendik. Hiçbir zaman iddialı olmadık. Maddi manevi gücümüzün yettiğince en iyisini yapmaya çalıştık ama bu çaba bizi her zaman en önlere çekti, asla geride bırakmadı. Bu işler birlik olarak yapılacak işler, kendi aramızda işbölümümüz var. Hepimiz sorumluluğumuzun bilincindeyiz bu yüzden başarıların bizi bırakmayacağına inanmıyorum. Atçılığın birebir içinde değilimyani yönetimde değilim, ali üye değilim. At sahibi olarak bana yansıdığı kadarıyla sorunları biliyorum. Biz ailecek çok önde olmayı tercih etmedik daha sade ve mütevazi yaşamlarımız var. Asli üye olmadan da bu camiada iyi bir yer elde ettik aldığımız kupalar ve başarılarla tadını doyasıya yaşadık. Allah bütün at sahiplerine, asli üyelere bizim yaşadığımız gibi güzellikler nasip etsin.

Ganyan oyunlarıyla aranız nasıl 6lı ganyan oynuyor musunuz?

Ben hiç bilmem hala bilmiyorum. Aile ortamında on lira beş lirayla sırf heyecan olsun diye ortaklı oynuyoruz. Son zamanlarda zaten sorunlar nedeniyle böyle bir ortam bulup da keyfine oynayamadık. Babamla oynardık benden üç lira benden beş lira diye. Bizim o gün 6lı dışında dahi olsa bir atımız koşacaksa asla oynamam. Ortak dahi olmam bunun uğuruna inanırım. O gün benim çok daha ciddi ve önemli bir işim vardır. 6lı gibi eğlencelere zaman ayıramayacak kadar o koşuya konsantre olurum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hipodrom.forumotion.com
 

Gülnur Gülerce

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Gülnur Gülerce
» işte gülnur götçe ye şarkı
» Gülnur Resimleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRKİYE HİPODROM SİTESİ :: TÜRKİYE HİPODROM SİTESİ :: THS SOHBET-